ÇALIŞAN ANNE OLMAK

Çalışan kadınların en büyük problemi, anne olduktan sonra başlamaktadır. Günümüz iş dünyasında kadınların daha aktif rol üstlenmesi beraberinde bazı problemleri de beraberinde getirmektedir.  Kadınların çalışama hayatıyla başlayan ekonomik özgürlükleri anne olmalarıyla birlikte artan sorumluluklarına yepyeni ve devasa maddeler eklemektedir. ‘’Çalışan anne olmak’’ cümlesi dahi sorumluluğun derinliğini anlatmaya yeterli bir algı oluşturuyor.

Kadının evin düzeninden başlayan sorumluluğu, evin geçimini paylaşmaya, anne olduktan sonra da çocuğun neredeyse tüm sorumluluğunu üstlenmesiyle doruğa ulaşmaktadır. Birçok sorunla baş etmek durumunda kalan kadın anne olmanın verdiği hassaslıkla karmaşık duygular arasında yaşamak zorunda kalıyor. Doğru programlama yapılması, ağır sorumlulukların üstesinden gelmek için yapılaması gereken bir çözüm yöntemidir. Aksi halde hem annelik hem ev ve çalışma hayatı yarardan çok zarar getirebilir.

İyi anne, iyi eş, iyi ev kadını olayım derken kadın ‘’süper anne sendromu’’ denilen rahatsızlıkla karşılaşması hiç de zor görünmemektedir. Kadınlar yapıları gereği mükemmeliyetçi bir davranışa yatkın insanlardır. Bu kadar sorumluluğun altında en iyisi yapma isteğiyle mücadele eden kadının psikolojisi olumsuz etkilenebiliyor.

Çalışan annelerin büyük çoğunluğu çocuklarına yeteri kadar zaman ayıramamayı vicdan meselesi haline getirip takıntıya dönüştürmekteler. Suçluluk duygusuna kadar gidebilen duygularla boğuşan çalışan anne, çocuğuna ait zamanı ondan aldığını düşünmektedir. Aslında aldığı eğitimle iş hayatındaki başarı yakalamasının verdiği hazzı anne olduktan sonra sorgulamaya başlayan kadın, çalışamadığı zamanda da yıllarca okuyup elde ettiği diplomasının hakkını veremediği için karmaşık duygularla boğuşur. Gergin bir ruh haline bürünen çalışmayan anne, zaman zaman çocuğunun buna engel olduğunu bilinç altından çıkaramaz.

Tüm bu sorunları en aza indirgemek için kadına eşinin desteği inanılmaz derecede önemlidir. Çocukları olduktan sonra büyüklerinin imkanı varsa onlardan alınacak destek ile zor günlerin atlatılması daha yumuşak geçişli olacaktır. Ama her kadın bu koşullara sahip olmayabilir. Bu arada kadının bir seçim yapması gündeme gelebilmektedir. Ya iş ve kariyer ya da hayatının merkezindeki çocuğu arasındaki tercih kadının yükümlülüğüne yeni bir pencere açmış olacaktır.

Kategoriler: İş HayatıKadınKariyer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir